Skip to content
Site Tools
Narrow screen resolution Wide screen resolution Auto adjust screen size Increase font size Decrease font size Default font size default color blue color green color
You are here: Anasayfa

Nükleere Hayır

Güncel haberler

Sivas Katliamını Unutmadık
Cumartesi, 28 Haziran 2008

sen hic ates`de semaha döndünmü...?
Bizler ates`de semaha döndük...
gerekirse yine döneriz...

''Çığlıkların adı yangındır orada
Yüzsüz yüreksiz bir uğultuda..."

O
rada, yüzsüz ve yüreksiz uğultularda yakılanları anıyor ve yaşatıyoruz...
Bağımsızlık, demokrasi ve insanca bir yaşamı savunarak, emperyalizme ve oligarşiye karşı savaşarak,
Gözaltılara, işkencelere, tutsaklıklara, şehitliklere rağmen yolumuzdan dönmeyerek anıyor ve yaşatıyoruz.
Biliyoruz ki, onları yaşatmak katillerinin yakasına yapışmaktır...
Onları yaşatmak, onların şahsında saldırılan, Aleviliğin zalimin zulmüne boyun eğmeyen özünü sahiplenmektir.
Onların katilleri CHP ile kolkola girenler...
Onların katili oligarşik düzene karşı olmayanlar, dilleri ne söylerse söylesin, onların anılarına bağlı değillerdir.
Aleviliği, düzen partilerinin içinde koltuk kapmak için kullanmaya çalışanlar, Alevi halkı düzene yedeklemeye çalışanlar onların anılarını sahiplenmiyorlar demektir.

2 Temmuz 1993'te Yakılarak Katledildiler
Onları Anıyor ve Yaşatıyoruz

 

Forumdaki konu başlığına gitmek için TIKLAYINIZ!!


Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 10

 
Tuzla'daki Ölümlere Son
Perşembe, 12 Haziran 2008
Image
İ
şçi sınıfı “yalnızca acı çeken ve acılarını bir nebze azaltmak için yardım edilmesi gereken değil, mücadele eden, tüm toplumsal acıları ortadan kaldıracak güç potansiyeline sahip sınıf”tır.

Bu açıdan, Tuzla’nın her birimizi için manevi olduğu kadar maddi de bir otoritesi olmalıdır. Bu sadece işçi sınıfı hareketinin değil, ücret köleliği altında ezilen, geleceksizleştirilen, ağır çalışma koşullarında kölece bir yaşam süren tüm çalışan kesimlerin, yani bizlerin, ezilen, aşağılanan, tecavüz ve tacize uğrayan kadınların, katledilen, ezilen ve yine sömürülen kürt halkının, üniversite ve lise öğrencilerinin, kent yoksulllarının, evsizlerin, iş görmeyip kapitalistler için kar getirmediği için toplumun dışına tükürülen yaşlı insanlarımızın, haklarını söke söke alacakları, kolektif gücü ve kolektif mücadele simgesi olmalıdır. grev bunu perçinlemelidir, perçinleyecektir. her birimiz işte bu yüzden grevin izleyenleri, ve tek başına manevi destekçileri değil, maddi ve somut anlamıyla da özneleriyiz,
işte bu yüzden bu grev bizim de grevimizdir. destekçisi değil, öznesiyiz
16 Haziran'da Tuzla'da Grevdeyiz 
 

Forumdaki konu başlığına gitmek için TIKLAYINIZ!!


Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 10

Devamını oku...
 
Sıra Kimde!!!
Çarşamba, 14 Mayıs 2008
Image
S
on 4 ayda 11 işçinin, yaşamını yitirdiği Tuzla tersaneleri bölgesindeki işverenler protesto edildi. Eylemde “Sesimizi duyan var mı? Tek tek ölüyoruz” pankartı açılırken, Tuzla Tersane İşçileri Birliği Genel Başkan Yardımcısı Cahit Atalay, “tersane patronları para harcamamak için güvenlik önlemi almaktan kaçınıyor. Bunun sonucunda işçi ölümleri ortaya çıkıyor” dedi. Tuzla’daki tersaneler bölgesinde bulunan Selah Tersanesi’nde geçen cuma günü bir geminin onarımı sırasında patlama meydana gelmiş, 1 işçi hayatını kaybederken 5 işçi de yaralanmıştı. 8 aydır üst üste meydana gelen ölümcül kazaları protesto etmek için, bir grup İstanbul/Galatasaray Lisesi önünde toplandı. Tuzla Tersane İşçileri Birliği üyesi işçiler, “Sesimizi duyan var mı? Tek tek ölüyoruz” pankartı açtı. 
 

Forumdaki konu başlığına gitmek için TIKLAYINIZ!!

Bu yazıya ilk yorumu yazın | Bu yazıyı web sayfanızda alıntılayın | Görüntüleme sayısı: 13

Devamını oku...
 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 1 - 4 Toplam: 12
Advertisement

Giriş Formu

Hoşgeldiniz Ziyaretçi.






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol
Eğer aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayınız!!

Kimler Sitede

Siteden Haberler

f
Burjuvazinin Formatı (28-02-2008 12:07:00)

Şarkılarla Geçtim Aranızdan (28-02-2008 12:10:35)

NÜKLEER SANTRAL İS-TE-Mİ-YO-RUZ!!! (28-02-2008 12:25:58)

Barışa İzin Verin!! (03-03-2008 01:45:29)

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü (06-03-2008 00:15:08)

Akp Kapatılıyor mu? (16-03-2008 00:25:49)

Halk SSGSS ye dur dedi! (06-04-2008 22:28:32)

Vurulmadılar bari tutuklayalım!!! (15-04-2008 21:21:06)

İşte FAŞİZM!! (03-05-2008 15:25:27)

Sıra Kimde!!! (14-05-2008 22:22:32)

Tuzla'daki Ölümlere Son (12-06-2008 21:39:20)

Sivas Katliamını Unutmadık (28-06-2008 15:22:11)


Baska Bir Dünya Mümkün AlternatifDunyam.com, © 2007

Forumdan son mesajlar

Anketler

Sitemizi Nasıl Buldunuz?
 

Son yorumlar

Yorum yok..

Takvim

Jul 2008
S M T W T F S
    1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31    
Full Calendar

Yaklaşan Etkinlikler

Bilgi Köşesi

· Asimilasyon: Asimilasyon terimi ilköncebiyolojide "içinealmak", "özümlemek", "özümsemek" anlamlarında kullanılmaya başlandı. Terim biyolojiden (bütünüyle kavramak,özümsemek kavramlarını ifade etmek için)psikolojiye,oradanda sosyolojiye geçti.sosyolojide ise ilk önceleri "karşılaştırmak""benzer yapmak" anlamlarında kullanılırken daha sonraları"içine almak""bütünleştirmek " eylemlerini tanımlar oldu.Asimimlasyom kavramı ilk önceleri Park ve Burgess'in "sosyoloji bilimine giriş" isimli kitaplarında netleştirilmeye,bilimsel olarak tanımlanmaya çalışıldı. ve genel bir sosyoloji teorisi bağlamında sistematik olarak ele alındı.Park ve Burgess'e göre dört ana etkileşim(interaction)tipi vardır. Rekabet(competition), Çatışma(confliict), uyum(accomodation), ve Asimilasyon(assimilation) Sosyolojinin konusu genel olarak bu ilişkilerdir.Bu yaklaşıma göre dört ana etkileşim tipi arasinda Ilk, evrensel ve temel olanı rekabettir. Toplumsal ilişki etkileşime yol açar. Rekabet ise toplumsal ilişki olmadan oluşan etkileşimdir. Park,ve Burgess,kendilerinin de belirttiği gibi, rekabet kavramını biyoloji'den almaktadır (evrensel bir olgu olarak rekabet ilk önce biyologlar tarafından net olarak kavrandı ve uy gun bir şekilde tan ımlandı.) ......Rekabet toplumun dağıtım ve ekolojik örgütlenmelerinin oluşturulduğu bir süreçtir. Bu süreç sonucu nüfusun bölgesel ve mesleki dağılımı saptanır. iş bölümü ve bireyler ve birey grupları arasındaki çagdaş yaşama özgü örgütlü ekonomik bagımlılığın tamamı rekabetin bir ürünüdür. öte yandan, kendini bu rekabetçi örgütlenmeye empoze eden, ahlaki ve politik düzen, çatışma, uyum ve asimilasyonun bir ürünüdür.çatışma uyum ye asimilasyonu rekabetten ayiran özellik,bu üç sürecin (toplumsal) kontrol ile ilişkisidir. çatışma politik duzen ve bilinçli kontrol. ile; uyum toplumsal düzen ile tanımlanır. Asimilasyonun uyumdan farklılığı,kişilik yapısındaki daha temel vekapsamlı bir dönüşümü ifade etmesidir. Yani uyum süreci toplumsal örgütlenmedeki deüişim sürecidir, asimilasyon ise toplumsal yapının "özündeki, kişilik yapısındaki ve kültürel mirastaki(ortak deneyim ve gelenekteki)değişim sonucudur. mirastaki (ortak deneyim ve gelenekteki) degişim sürecidir. Rekabet çatışma, uyum ve asimilasyon süreçIerinin topIumsaI yapılarIa ilişkisi Tablo 1 de gösteriImiştir. Bu tablodan da açıkça görülebiIeceği gibi Park ve Burgess in teorisi topIumsal yaşamı; ekonomik, politik,toplumsal ve kültürel düzeylere ayıran bir sorunsala dayanmaktadır.